1. #1
    Banned
    Üyelik Tarihi
    04-Şubat-2009
    Nerden
    Amasya
    Mesaj
    474
    selam arkadaşlar,
    konuyu takip edenlerin bildiği gibi test sürüşü için ankaraya gittim ve şu anda da döner dönmez klavyenin başına oturdum izlenimlerimi yazmak için. gerçi test sürüşünü yaptığım günün akşamı, yani dün gece bir güzel izlenim yazısı döşenmiştim ama "cevapla" tuşuna bastıktan sonra internet koptu ya da sitede sıkıntı oldu ve bütün yazı güme gitti. bu ikinci kez başıma geldi.

    neyse gelelim konuya. dün amasyadan ankaraya varır varmaz, ne kayınvalidelere ne de bizim tarafa, dosdoğru konya yolundaki koluman'a gittik. şansımıza "yıldızlar takımı" diye türkiyeyi dolaşan bir etkinliğin ankara ayağına denk geldik. hani şu kapıları açılınca "martı"ya benzeyen SLS AMG denen modelle simgelenen aktivite var ya o işte... bir gün önce satış temsilcisine aradığım için test ile ilgili bir etkinlik olduğunu biliyordum ama bu kadar detaylı bir şey beklemiyordum: her yer güzel kızlar, güzel arabalar ve güzel yiyecek-içeceklerle doluydu ve tabii ki (alıcı olan olmayan) bi dolu müşteri...

    hemen satış danışmanının yanına doğru seyirttim. niyeyse içimde çok sıcak bir "hoşgeldiniz" beklentisi varmış ki adamdan (her zamanki mercedes soğukluğu içeren) profesyonel karşılama görünce hafiften bozuldum. bizimkisi de saçmalık işte, ciddi alıcıyız ya sanki herif boynumuza atılacak !.. temsilci beni test sürüşü ile ilgili kayıt deski ne yönlendirdi.
    baştan savılma hisleriyle karışık olan ilk şaşkınlığı atınca kendimi form doldururken buldum. yoğunluk nedeniyle herkesin 1 test drive yapma şansı olduğunu söylediler ama ben biraz ısrar edince (belki de fazla kilolarımdan bir insan evladı daha çıkabileceğini de hesaba katıp) iki araç için kaydolamama izin verdiler.
    malesef satın almayı planladığım model olan E 350 cdi 4matic test araçları arasında yoktu. ben de E 250 cdi sedan ve GLK 250 cdi 4 matic (bu modelde bu motor yeniymiş) için sıraya girdim. bu arada da "mercedes açılımı" sürecinde her zamankinden çok daha sabırlı bir profil sergileyen ve neredeyse evliya kategorisine yükselen eşim çocukları oyalıyordu. Allahı var, kendisi (artık sözlerinin etkili olacağına dair son inanç kırıntılarını da yitirdiğinden olsa gerek) Ankaraya varır varmaz oraya gitmemize de bir şey demedi, öncesinde de "araba yeni, niye değiştiriyorsun ?" falan da demedi. her ne kadar bu sessizliği beni biraz ürkütse de bulduğum yüz nedeniyle onu da kayıt deskinin başına götürüp E 250 cgi cabrio testi için adını yazdırdım.

    araçlarla ilgili değerlendirmelerimse kısaca şöyle:

    E 250 cdi
    yüksek beygir gücüne (204 hp) ve torkuna (500 nm) rağmen bende yarattığı ilk his "hantallık" idi. önce kabahati aracı comfort modunda kullanmama buldum ancak sporta geçince de pek değişen bi şey olmadı. iç plastik kalitesini yeni c serisiyle biraz düşürdüklerini düşünüyordum ve bu E serisine de aynen yansımış bence. ama bu sadece bende uyanan bir his ... yoksa mercedes o plastiğin kilosunu ya da metrekaresini audiden, bmwden daha ucuza mı, pahalıya mı alıyor ben onu bilemem. aşçı değilim amam yediğim pilavın tadını değerlendiriyorum kendi ağız tadıma göre yani... ayrıca pek çok kullanıcı için pek bir anlam ifade etmeyen "direksiyon-göbek mesafesi" benim için çok önemli bir kriter ki E sedan (A4'üme göre) bu konuda daha düşük not aldı. konforuna diyecek yoktu ama sanırım daha ileriki yaşlarda kullanmak isterim bu modeli.sonuç olarak araç benim için hayal kırıklığı yarattı, özellikle de performans açısından.

    GLK 250 cdi
    bu araç aynı motora ve (yanımdaki elemanın dediğine göre) daha yüksek ağırlığa ve daha az 0-100 km hızlanmasına göre ilginç bir biçimde bir önceki modele göre daha atak geldi bana. her ne kadar çok bilgili olmasalar da elemanın dediğine göre 0-100'ü 7,9 sn imiş. E sedan 250 cdi ise internette (oto. viteslisi) 7,2 sn görünüyor. dediğim gibi aradaki (şüpheli) 0,7 snlik farka rağmen bu model dah ataktı. modele bu motoru yeni koyduklarından olsa gerek ben resmi sitede bu motora ilişkin resmi verileri, göremedim. hani bir söz vardır ya "beterin beteri vardır" diye. hakkaten doğruymuş, ilkinde beğenmediğim plastik kalitesini ve orta konsol görünümünü bu modelde mumla aradım. bir de zaten biliyordum ama "yüksekten sürmek" pek bana göre değilmiş, o pekişmiş oldu. malum cipler biraz da sallıyor. parkur kısaydı ama gene de biraz fikir sahibi olabildim bu konuda. ayrıca yüksek dediysem de araç sanki cipin üstten bastırılmışı gibi görünüyor. yani sanki mercedes bunu üretirken son aşamada (ezmeden) hafifçe pressleyip yere yaklaştırıyormuş duygusuna kapıldım.. o da sınıfta kaldı benim dersimden.

    E 250 cgi cabrio
    testte en beğendiğim araç bu oldu. aynı güce (204 HP), yaklaşık 0-100 km hızlanmaya (7,5 sn), daha düşük silindir hacmi (2200 ccye karşılık 1800cc) ve daha düşük torka ( 500nm'ye karşılık 310 nm) rağmen ilk test ettiğim araç olan E 250 sedan CDİ'den çok daha ataktı. bunda sanırım benzinli olmasının da katkısı var. malum dizel araçlardan sadece düşük devirlerde (1600-1800) tork alabiliyorsun, devir yükselse de değişen bir şey olmuyor, oysaki bu araç torku daha geniş bir aralığa yaymış:2000-4300 devir/dakika.
    ayrıca cabrio olmasının getirdiği hava bir milyon.... arka koltuk iki kişilik ama oraya oturanların cüce olması falan gerekmiyor, normal ebatlardaki bir insan evladı da çok güzel sığıyor, rahat da edebiliyor. inmesi binmesi de çok pratik. A5 coupelerde öyle bir sistem var mı bilmiyorum ama bu arabada ön koltuğu öne yatırmak yetiyor. gerisini kendisi anlıyor zaten ve "beni yatırdıklarına göre biri arkaya geçecek galiba, yoksa yatırmazlardı" deyip kendisi otomatik olarak (elektirkli) öne kayıyor, aynı zamanda koltuk başları da içeri gömülüyor. konforlu bir geçiş sağlıyor, kişiyi üzmüyor. koltuğu kaldırınca da tam tersi oluyor tabi. 40 km/st hızlara kadar tenteyi kapatıp açabiliyorsunuz. işlem 22 sn lik bir zaman diliminde gerçekleşiyor ve dediğim gibi seyir halinde bile yapılabiliyor. "taklada ne olur ?" diye sordum. koltuk başlarının üzerinden çelik plakalar mı ne çıkıyormuş, o koruyormuş ama nasıl olduğunu tam anlamadım sürüş heyecanıyla. haa bir de koltuk başlarındaki havalandırma kanallarından insanın ensesine sıcak sıcak üflüyor alet boynunuz tutulmasın diye. tabii ki düğmesine basınca.. aracı üstü açık olarak kullanırken çok faydalı bir özellik bu ama insanın dikkatini de dağıtabilir. çünkü insan "hava üflenince" bir hoş oluyor, özellikle de kulak arkalarına... belki bu bana özgü bir durumdur... dikkatimi çeken ve zaten hepimizin bildiği bir durum da özellikle virajda gaza abanınca "arkayı bırakma" hadisesi. u çekerken hafif zorladım ve hemen arka attı, esp devreye girdi ve toparladı. belki zafiyettir ama hoşluk oldu benim için bu kıç atış...arabanın karizmasını zedeleyen belki de en önemli unsur ise hardtop yerine tente kullanılmış olması. "bezlenmek" bu arabaya gitmemiş...

    bu arada mTuran arkadaşımıza seslenmek istiyorum: eğer kulak arkaların çok hassas değilse bu model, yani E 250 cgi cabrio tam senlik. yaşına, gözlemleyebildiğim kadarıyla tarzına ve en önemlisi bütçene (85,000 E civarı) uygun, hiç kaçırma derim. kızların da biri gelir biri gider, hatta 2şer, 3er bile gelebilirler. yetkililer arka koltuğa 2 kişiden fazla binmemize izin vermediler ama senin böyle bir sıkıntın olmayacak, kızlar minyon olursa daha fazlasını da bindirebilirsin... performans olarak da -aynı motoru kullandığımız için biliyorum- senin oğlanın (A5) chipsiz halini aratmaz, chiplisini bilemem. ama quattro denge ve kararlığını (kısaca stabilite de diyebiliriz buna) ararsın. bir incele derim.


    bütün araç testlerinden sonra benim arabaya haksızlık ettiğimi çok net bir biçimde farkettim. A4'ü kullanırken, zaman zaman hissettiğim güvensizliğin tamamen çevresel koşullara bağlı olduğunu farkettim. çünkü benzer yol koşullarında mercedes de farklı bir his uyandırmadı içimde. diğer bir deyişle daha fazla güvenilir gelmedi bana. ya da şöyle diyelim: benim aracım da son derece güvenliymiş. virajlarda, yol tutuşunda sorun yok ama bozuk yollarda (belki de benim temkinli kişiğimden kaynaklanan ) hafif bir yusuflama oluyordu. insanın içinde azıcık da yusuflama olmalı zaten (özellikle de kötü yola düşünce) , insan hiç korkmazsa çok tehlikeli bir kullanım tarzı ortaya çıkar. kendi arabamın iç kalitesini, orta konsolunu, konforunu her zaman beğenmişimdir. performans olarak da test ettiğim araçlardan çok çok daha iyiydi.

    test sürüşünde ailem dışında bir arkadaşım daha vardı ve onun da sözleri etkili oldu üzerimde, mealen dedi ki : "oğlum saçmalama, aracın zaten yeni, bi sürü para verdin. ayrıca almayı düşündüğün araçtan pek bir eksiğyok, hele hele o kadar üste para vermeni gerektirecek bir eksiklik hiç yok. ayrıca istanbulda S 500'ün bile hibridini gördüm, mercedes 2015'ten sonra benzinli araç üretmeyecekmiş, elektrikli araçlara doğru bir kayış var. bunlar bile elimizde patlayacak zaten (onda da a4 1.8 T var). otur oturduğun yerde"...
    bana da mantıklı geldi ve beni (sabilerimle birlikte) sabırla beklemekte olan eşime doğru koşup müjdeyi verdim: Canım kararımı verdim, kendi arabamızı alıyorum... Mutlu mesut annemlerin evinin yolunu tuttuk...
    Son düzenleyen Batman, 29-Haziran-2010 saat 11:44. Sebep: ek bilgi

  2. #2
    Senior Member exca Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    06-Haziran-2009
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    974
    Hocam hadi geçmiş olsun

  3. #3
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    11-Mart-2009
    Nerden
    Istanbul
    Mesaj
    1,870
    Ustad E350 CDİ 4 matic niree, denediğin araçlar nire ? Denediklerin özellikle motor ve sanzuman olarak senin 211'lik stronik'in eline su dokemez. Dolayısıyla yüksek hacmin getireceği "nefeslilik" hissini de alamamissin. İc hacim ve diğer değerlendirmelerine birsey diyemem. Bence 350 de denemelisin ama, su da bir gercek ki; testten sonra otoparkta bekleyen beyaz güvercine bindiğinde "budurrr" dediysen olay da bitmiştir ...

  4. #4
    Banned
    Üyelik Tarihi
    04-Şubat-2009
    Nerden
    Amasya
    Mesaj
    474
    Alıntı MOBYDICK Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Ustad E350 CDİ 4 matic niree, denediğin araçlar nire ? Denediklerin özellikle motor ve sanzuman olarak senin 211'lik stronik'in eline su dokemez. Dolayısıyla yüksek hacmin getireceği "nefeslilik" hissini de alamamissin. İc hacim ve diğer değerlendirmelerine birsey diyemem. Bence 350 de denemelisin ama, su da bir gercek ki; testten sonra otoparkta bekleyen beyaz güvercine bindiğinde "budurrr" dediysen olay da bitmiştir ...
    gerçekten de dedim valla. "ne işim vardı benim burada ?" diye de sordum kendime. hani filmlerde hipnotize olanlar uyanır ya resmen öyle oldu. tabi E 350 cdi olmadığından deneyemedik o ayrı konu.. e 350 cdi 4matic blue efficiency'nin teknik verileri de çok farklı değil E 250 cdi'den:
    -tork 540 nm (diğeri 500 nm)
    -beygir gücü 231'e karşılık 204hp
    -0-100 6,9'a karşılık 7,2 sn..
    tabi biri arkadan ittiriyor, diğeri 4 çekiyor; denemeden bilinmez ama çok da farklı olacağını düşünmedim niyeyse...

    herkesi de meşgul ettik ama galiba beyaz güvercinle yola devam,,, garanti bitince de güvercinin kıçına yeni bir pervane takarız, chipleriz yani..

  5. #5
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    14-Nisan-2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2,537
    Yorumlarınız acık ve objektif olmus.
    Ic kalıte konusuna katılıyorum!
    Dızel motorun aslında cok ıyı cekıs gıcı hıssı yaratması gerektı sıze,orası ılgınc olmus
    Ama 350CDI bambaska bır motor!
    A4 u kucumsemeyın,sonucta sınıfının rekabetcı bır aracı
    S500 degıl S400Hıbrıd ayrıca bır cok buyuk hacımlı modelde,cevrecılık ımajını guzlendıren modeller cıkıyor ve cıkıcaktır ama sunu unutmayın en 20 yıl daha benzın cok onde olucak(ekonomık-erısebılırlık-servıs gıbı konular yuzunden)
    Suan aracınız sankı yenı almıs gıbısınız degıl mı?

  6. #6
    Banned
    Üyelik Tarihi
    04-Şubat-2009
    Nerden
    Amasya
    Mesaj
    474
    @mobydick,
    yav bu arada seninki panter de neden bizimki güvercin ?? bari beyaz şahin felan deseydin !..

  7. #7
    Banned
    Üyelik Tarihi
    04-Şubat-2009
    Nerden
    Amasya
    Mesaj
    474
    Alıntı 997TT Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Yorumlarınız acık ve objektif olmus.
    Ic kalıte konusuna katılıyorum!
    Dızel motorun aslında cok ıyı cekıs gıcı hıssı yaratması gerektı sıze,orası ılgınc olmus
    Ama 350CDI bambaska bır motor!
    A4 u kucumsemeyın,sonucta sınıfının rekabetcı bır aracı
    S500 degıl S400Hıbrıd ayrıca bır cok buyuk hacımlı modelde,cevrecılık ımajını guzlendıren modeller cıkıyor ve cıkıcaktır ama sunu unutmayın en 20 yıl daha benzın cok onde olucak(ekonomık-erısebılırlık-servıs gıbı konular yuzunden)
    Suan aracınız sankı yenı almıs gıbısınız degıl mı?
    dizel araç hemen parlıyor ve öylece de kalıyor. araç düz vitesse vites değiştirmek gerekiyor, yoksa o vitesden daha fazla bir şey alamıyorusunuz. benzinli kullanmak ise "gitar solo atmak" gibi. uzat uzatabildiğince. bir önceki arabam 2006 model manuel passat 2.0 tdi idi de ordan biliyorum. tamam dizel arabalarda tork daha hissedilir ama araç hem benninli hem de güçlü bir motorsa verdiği dinamizm daha taminkar ...

  8. #8
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    11-Mart-2009
    Nerden
    Istanbul
    Mesaj
    1,870
    Alıntı tbkarali Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    @mobydick,
    yav bu arada seninki panter de neden bizimki güvercin ?? bari beyaz şahin felan deseydin !..

    Yaw hocam sorma. "Beyaz" yazdım, sonra dedim ulan ne yaziim yanına? Kelebek desen olmaz. Melek desen olmaz . Dedim bari güvercin olsun . Hocam beyaz temizlik, saflık ve masumlugun simgesi. Vahsilik yakışmıyor ama, senin 211'lige "beyaz yele", ya da ne bileyim "beyaz kurt" diyebiliriz .

    Hayırlısı olsun hocam. Ben de 3.20 d test ederken benzer duyguları yasamıştım. Gördüğüm bütün kazmaliklara rağmen kendimi "otoikna" yöntemiyle o kadar kandırmaya çalısmama rağmen, aracıma döndüğümde "manyak mısın oğlum bu araba değiştirilir mi" demiştim ..

    PS: Hocam telden yazıyorum, dipteki chat yazismalarim ulaşmıyor sanırım, kusura bakmayasın...

  9. #9
    Banned
    Üyelik Tarihi
    04-Şubat-2009
    Nerden
    Amasya
    Mesaj
    474
    Alıntı MOBYDICK Demiş ki: Mesajı Görüntüle

    Yaw hocam sorma. "Beyaz" yazdım, sonra dedim ulan ne yaziim yanına? Kelebek desen olmaz. Melek desen olmaz . Dedim bari güvercin olsun . Hocam beyaz temizlik, saflık ve masumlugun simgesi. Vahsilik yakışmıyor ama, senin 211'lige "beyaz yele", ya da ne bileyim "beyaz kurt" diyebiliriz .

    Hayırlısı olsun hocam. Ben de 3.20 d test ederken benzer duyguları yasamıştım. Gördüğüm bütün kazmaliklara rağmen kendimi "otoikna" yöntemiyle o kadar kandırmaya çalısmama rağmen, aracıma döndüğümde "manyak mısın oğlum bu araba değiştirilir mi" demiştim ..

    PS: Hocam telden yazıyorum, dipteki chat yazismalarim ulaşmıyor sanırım, kusura bakmayasın...
    beyaz kurt da olur... chat konusunu da anladım. biraz alınmıştım ama şimdi daha iyiyim . merco'dan vazgeçince "şu partalcıya bak, yazsın dursun. cevap falan yazmam" diye düşündün sandıydım

  10. #10
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    14-Nisan-2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2,537
    Butun araclarımın %90 ı benzınlı desem,sızı ne kadar ıyı anladıgım ortaya cıkarmı?