Benzersiz şıklık ve sportif bir ruh. Audi S5, BMW 335i ve Mercedes CLK 500, iki kapılı halleriyle baştan çıkarıyor. Performansın kaynağında ise iki adet V8 ve çift turbolu bir sıralı 6 yatıyor.

Audi S5 vs BMW 3.35i vs Mercedes CLK 500

Aslında bahsedeceğimiz devirler Yamaha R6’nın sürücüsü için pek bir anlam ifade etmiyor, çünkü o 14000 d/d ve üzerinde yaşamını sürdürüyor. Bu açıdan ele alındığında 6000 ve 7000 gibi devirlerde o gözlerini hayata yeni açmış oluyor. Ancak bu durum Audi S5 ile değişiyor. S5’in 4 egzoz çıkışından çevreye yayılan ses, Yamaha R6 sürücüsünü gerçekten etkilemiş olmalı ki, baş parmağını mükemmel anlamına gelen bir ifadeyle göstererek gözden kayboluyor. Aslında bu noktada V8’in ortaya koyduğu akustikten çok daha önemli olan, Audi’nin yeni coupesinin 4,2 litrelik, direkt enjeksiyonlu, 354 HP’lik motorunun ardında yatan teknoloji. Yavaş sürüşlerde bile sürücü, gaz pedalına geri dönüşü olmayan hamleyi yapmadan önce, tadını çıkarmak için bu anı uzatmaya çalışıyormuş gibi görünüyor. Yüksek emiş gücü ve her biri yüksek basınçlı enjektörleri sayesinde, motor her zaman homojen bir yakıt ve hava karışımını sağlayarak orta devirlerden 7000 d/d zirvesine hiç duraksamadan ve nefesi kesilmeden ilerliyor.

Audi’nin atmosferik V8’inin yanında BMW’nin devir çevirme konusunda istekli, sıralı 6 silindirli ve çift turbo beslemeli motoru sönük kalıyor. Hatta bu motor 306 HP ile karşılaştırmanın en güçsüzü. Ancak, BMW 335i boğuk bas sesinin ritmiyle Audi S5’e meydan okumasını çok iyi biliyor. Görünen o ki, 3,0 litrelik BMW motoruna, sesini etkili bir şekilde verebilmesi için çok iyi akort yapılmış. Nefesinin kesilmemesini ise 2 adet turbo beslemeye borçlu. Her bir turbo 3 silindirden sorumlu. Turbodan gelen güçle henüz 1300 d/d’de 400 Nm tork açığa çıkıyor.

Audi S5 vs BMW 3.35i vs Mercedes CLK 500

Aslında daha çok kamyonları andıran bir performans devri bu. En önemli fark kamyonların hayatının bittiği yerde, 6 silindirli motorun hala koşmaya devam edebilmesi. O, 5500 d/d’ye kadar yaşamı dolu dolu yaşıyor. Alt devirlerde ortaya çıkan yüksek tork orta devirlerde güçle birleşip mükemmel bir ivmelenmeye neden oluyor. Bir turbo motor için sıra dışı olsa da, bu motor 6500 d/d’ye kadar canlılığını koruyor, ancak en etkin performansını 4000 d/d civarında sunuyor. Üstelik küçük hacim ve turbodan oluşan bu karışım beraberinde makul bir tüketimi de getiriyor. BMW’nin motoru çok daha büyük hacme sahip Audi’nin motorundan 100 km’de 3 ve Mercedes’in motorundan ise 2 litre daha az yakıt tüketiyor.

BMW’nin fırtınasına Mercedes CLK 500 büyük hacim avantajıyla cevap veriyor. CLK 500 büyük hacim avantajıyla cevap veriyor. CLK 500 olarak adlandırılsa da, kaputun altında 5,5 litrelik bir hacim görev yapıyor. Bu ise 530 Nm tork ve 388 HP güç anlamına geliyor. Bu güç sadece karşılaştırmadaki rakipleri değil, artık üretimi durdurulan 55 AMG’yi de gölgede bırakıyor. Bu yeni coupe LED farlar gibi artık moda haline gelmiş modern teknolojilerin nimetlerinden uzak durmayı tercih ediyor. Bunun yerine adı zarafetle birlikte anılan eski tasarım şefi Karl Wilfert’in çizgisine sadık kalmaya devam ediyor. Ancak vazgeçilmeyen bir şey daha var, o da kaputun altındaki V8.

Beyaz rengiyle üçlü içerisinde farklı bir duruş sergileyen Audi S5 ise, bunun tam aksi bir tablo çiziyor. Mercedes’in coupesi gibi sadece şık olmakla yetinmeyen S5, aynı zamanda modern ve dikkat çekici bir yapıya sahip. Tasarımcı de Silva gök gürültüsü heyecanıyla ırmak sakinlğini bu coupede birleştirmiş gibi. Çünkü atılan her bakışta farklı bir dünya karşılıyor sizi. Örneğin yan camlar ve far çizgisine bakıldığında Bentley veya arka stoplarla bagaj kapağı çizgisine bakıldığında bir BMW 3 serisi görmek mümkün. Öte yandan rakipleriyle karşılaştırıldığında S5 çok daha saldırgan bir yapı ortaya koyuyor. Krom kaplı devasa ön panjur kadar tampon altındaki ek hava girişi ve keskin bakışlara sahip ön farlar da saygı uyandırıyor. Gerçekten de, diğerlerini sönük bırakan bir yapı söz konusu.

Konu iç mekan olduğunda da bu dinamizm ve çekicilik varlığını hissettirmeye devam ediyor. Sürücünün siyah hakimiyetindeki karargahı adeta hız yapmayı seven ruhları kendine çekiyor. Cazibenin merkezi sadece vücudu saran spor koltuklar ve dekoratif dikişli kullanışlı direksiyon simidi değil. Kokpitteki diğer unsurlar da bu duyguyu destekliyor. Piyano boyalı ve metal süslemeli ayrıntılar dikkat çekiyor. Her gösterge, her kol ve her düğmede bu izlere rastlamak mümkün. Kullanımı rahat olan kumandaların ergonomisi, merkezi kumanda sisteminin olması gerekenden biraz aşağıda konumlandırılmış olması nedeniyle gölgeleniyor.

Audi S5 vs BMW 3.35i vs Mercedes CLK 500

i-Drive hayranları için ise sevindirici bir haber var: BMW’de böyle bir sorunla karşılaşılmıyor. Mekanik tıklarla dönen düğmenin felsefesini çözen kullanıcının kumanda yerine sadece ekrana bakması yeterli. Öte yandan kalite ve işçilik sorunu olmayan ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu gösteren kokpitteki atmosfer, detay zengini Audi’nin kokpiti ile kıyaslandığında o kadar da çekici değil.

Ciddi kalite sorunları olmayan ve işçilik konusunda da beklentileri karşılayan Mercedes’in iç mekanı da Audi ile karşılaştırıldığında biraz sönük kalıyor. Ancak konu ergonomi olduğunda ise şikayete yer vermiyor. Arka koltuklara geçişi kolaylaştıran mekanik yardımcı CLK’ya artı puan kazandıran unsurlar. Hatta CLK’nın arka koltuklarında sunulan oturma alanı karşılaştırmanın en iyisi.

Ama zaten kim bir coupenin arkasında oturmak ister ki? Önemli olan ön koltuklar ve burada her şey yolunda. Nasıl Bridgestone marka 18 inçlik lastikler ve süspansiyon yanal kuvvetleri mükemmel dengeleniyorsa, koltuklar da vücudu yanal kuvvetlerde o kadar iyi destekliyor. Audi her şeyi çok iyi kurgulamış. Gücü daha çok arka aksa aktaran dört tekerlekten çekiş sistemi ve daha arkaya konumlandırılan motor Audi’ye has önden kaymayı ortadan kaldırmış. 1,7 tonluk kütle mükemmel bir şekilde frenleniyor, yüksek hızlarda dahi dengeli bir sürüş ortaya koyuyor ve hafif ama keskin direksiyon sistemiyle yön değişikliklerini tereddüt etmeden gerçekleştiriyor. Üstelik bu kıvraklığın yanında bir de “S” kriterlerine göre iyi bir süspansiyon konforu sunuyor.

Audi S5 vs BMW 3.35i vs Mercedes CLK 500

BMW denildiğinde sportiflik ve dinamizm gibi beklentiler iyice ön plana çıkıyor. Runflat lastikler ve sert karakterli yürüyen aksam yol koşullarını iç mekana net bir şekilde hatta zaman zaman aşırı bir netlikle iletiyor. Ancak BMW kullanıcısı bundan rahatsız olacak değil, çünkü bunlar BMW’yi BMW yapan özellikler. Her daim izine sadık kalmayı başaran BMW, limitleri zorladığında bile güvensizlik vermiyor. Hatta elektronik stabilite programı DSC’nin spor modunda arka kısmın hafif şekilde kaymasına ve sportifliğin dolu dolu yaşanmasına bile izin veriliyor.

CLK böyle bir eğlenceye yer vermiyor. Dinamizmden çok konfor odaklı bir yapı ortaya koyan Mercedes’in mühendisleri kayma olasılığını ESP’yle ortadan kaldırmış durumda. Yani Mercedes CLK ile limitleri zorlamak pek mümkün değil. Dinamizme prim vermeyen Mercedes mühendisleri tercihini hemen her tür yol bozukluğunu rahatlıkla ütüleyen bir yürüyen aksamdan yana kullanmış.

Ancak bu sınıfta zirveye oturmak için aranan özellik konfor değil. Sonuç olarak konfor disiplininde en az puan alan BMW 335i, karşılatırmayı bu disiplinde en çok puan alan Mercedes CLK’nın önünde tamamlıyor ve karşılaştırmayı ikincilikle tamamlıyor. Görünen o ki, Audi ev ödevini çok daha iyi yapmış.