Audi Cross Cabriolet quattro Concept

Herhangi bir maceraya açık
Audi, Los Angeles Auto Show (14–24 Kasım 2007) da sergilediği Audi Cross Cabriolet Quattro konsepti ile yeni bir segmente giriş yapıyor. İki kapılı dört kişilik araç 4.62 m boyunda ve tam donanımlı bir SUV un çok yönlü özellikleri ile Audi’nin tipik dinamik kumaş tavanlı convertible genlerini bir arada harmanlıyor. Kaslı, güçlü ama aynı zamanda da zarif çizgileri aracın potansiyelini gözler önüne seriyor. Ultra düşük emisyon teknolojili 240 hp gücündeki 3.0 litrelik TDI motor, Euro–6 normlarındaki egzoz emisyon değerlerini sportif sürüş dinamikleri ile birlikte sağlıyor. Sürekli dört tekerlekten çekişli olan Quattro sistemi ve elektrikli yükseklik ayarına sahip ileri teknoloji ürünü şasi, her türlü zemin koşulunda ve her virajda sürüş zevkini sağlamanın tek çözümünü oluşturuyorlar.

Audi Cross Cabriolet Quattro, SUV araçlar arenasında açık tavan sürüşlerine yeni bir boyut sunuyor: Kısa bir 17 saniye içinde aracın kumaş tavanı arka koltukların arkasında tamamen kaybolabilmek için kendini hızlı bir şekilde katlıyor; cennetin görüş alanını engelleyen ne bir B-sütunu ne de devrilme barları mevcut. Convertible meraklıları için de ferahlıkta yeni bir boyut açıyor: Bir SUV olarak Cross Cabriolet Quattro yolcularına bol miktarda baş mesafesi, bacak mesafesi ve omuz mesafesine ek olarak bir off-roadun tipik yüksekliğini ve konforlu oturma pozisyonunu sağlıyor. Mesela sahil şeridi boyunca araçlara sürüşler yaparken dört yolcunun her biri açık hava keyfini sonuna kadar yaşayabilir.

Audi Cross Cabriolet Quattro da boylamasına olarak yerleştirilen 6 silindirli TDI, firmanın geliştirdiği en yeni dizel motor. 3.0 TDI, 240 hp motor gücü ve 500 Nm tork ile kendi evrim sürecinde bugüne kadar olabildiği en yüksek verimli halde bulunuyor – 100 km deki ortalama yakıt tüketimi sadece 7.3 litre dizel. Bu motor ayrıca günümüze kadar seri üretim bir motor için geliştirilmiş en detaylı emisyon azaltma sistemi ile teçhizatlandırılmış: Ultra Düşük Emisyon sistemi

Bu sistem aracın dünyadaki mevcut tüm emisyon standartlarına uyum sağlamasından çok daha fazlasını yapıyor. Daha şimdiden EU6 standardının tahmin edilen limitlerini karşılıyor ki bu şartlar 2014 te açıklandıktan sonra yürürlüğe gireceklerdir – ve bu işi Quattro sürekli tekerlekten çekiş ve tiptronic şanzımanla yapıyor.

Audi Cross Cabriolet quattro Concept

Dizayn ve Gövde
Olağanüstü – “Copper Sunset – Bakır Günbatımı” na boyanmış tavanı açık ya da kapalı bir Audi Cross Cabriolet Quattronun görsel şokunu tam olarak açıklayabilen bir terim. Neticede konsept otomobil, Audi’nin convertible araçlarının artık klasikleşmiş karakteristiklerinden olan şık kumaş tavan ile alüminyum A-sütununu, spor bir otomobilin açık dinamizmini ve gerçek bir SUV un kaslı belirtisini hiçbir zayıflık belirtisi göstermeden birleştirmektedir.

4.62 m boy, 1.91 m genişlik ve 2.81 m dingil mesafesi: Audi Cross Cabriolet Quattro B segmenti bir otomobilin boyutlarına sahip. Boylamasına yerleştirilmiş olan motor ile basit şasi ve aktarma organları mimarisi güncel Audi A4 ve Audi A5 model serilerinde kullanılan modüllerin raflarından alınmıştır. Audi Cross Cabriolet Quattro nun akrabaları ile arasındaki en önemli farklılığı SUV tarzı olan 1.63 metrelik yüksekliği oluşturmaktadır.

Yüksek pasif güvenlik
Gövde rijitliği ve pasif güvenlik önlemleri tipik Audi convertible standartlarına yetecek niteliktedir. Bu da A-sütunu, arka koltuk çapraz elemanı ve eşiklere yapılan güçlendirmeler ve bunlara ek olarak bir SUV yüksekliğinde ekstra gövde yüksekliğinin sağladığı basit hile sayesinde elde edilmiştir. Audi Cross Cabriolet Quattro, convertible gövdenin açık profilini kapalı bir yapıya dönüştürüp rijiditede hatırı sayılır bir artış sağlayan çift gövde altı yapıya sahiptir. Bu tasarım özelliğini eşit olarak incelersek, birçok gövde bileşeninin konvansiyonel yöntemlerle modifiye edilmesi sırasında birçok ek materyal kullanımı sonucu araç ağırlığının artmasını engellediği için daha verimli ve daha ekonomik olmaktadır.

A-sütunu ve görece dar ön camın üst kısmı, devrilme anında korunma sağlanması amacıyla aşırı derecede güçlendirilmişlerdir. Normalde arka koltukların arkasında görüş alanından çekilerek gizlenmiş olan takla barlarına hızlı tepki amacıyla çok güçlü yaylar eklenmiştir. Aracın devrilmeye başlaması durumunda, sensörler yayları tutan mekanizmayı serbest bırakarak, barların milisaniyeler zarfında çıkmasını ve A-sütununun da yardımıyla yolcular için etkili bir korunma oluşturulmasını sağlarlar.

Aracın görüş alanındaki dominant eleman olan parlatılmış alüminyumdan uzunlamasına dikmelere sahip tek çerçeveli radyatör ızgarası, dikey yönelimini vurguluyor – açıkça konsept aracın sportif karakterini vurguluyor. Şeffaf ön far camlarının ardında en yeni aydınlatma teknolojisi görülebilir: Cross Cabriolet Quattro tamamen LED farlarla teçhizatlandırılan en son Audi ki bu araçta da karakteristik çizgi halindeki gündüz farlarını ve elektronik olarak kontrol edilen hareketli viraj farlarını da içeriyor. Ayrıca sinyaller, fren lambaları ve arka far lambaları da hızlı etkili LED aydınlatma ünitelerini kullanıyorlar. Ön ve arka ışıklandırma ünitelerine ek olarak yan aynalara da birer adet sinyal lambası entegre edilmiştir.

Yan görünümde, Audi’nin belirgin mevcut tasarım görünüşü omuz çizgisinde ve dinamik çizgide görülebilir ki bu çizgiler araç kaportasını açıkça belirlenmiş sportif bir mimariye ayırıyorlar. Aracın aynı derecede karakteristik başka bir özelliği ise büyük kaporta yüzeyi ile kumaş tavanın kapattığı tavan çizgisi arasındaki orandır – spor bir otomobilin karakteristik özelliği.
Jant bombelerinin bariz tasarımı dâhilinde 21 inç lik büyük jantlara takılmış olan 265/35 R21 lastikler dışarıya açık mesajlar veriyorlar ve hem sürüş keyfi hem de sürüş güvenliğine ek bir katkı sağlıyorlar.

Tek bir düğmeyle basılması ile kendini tamamen otomatik olarak arka koltukların arkasına z şeklinde katlayan kumaş tente, tüm açılabilir tavanlı Audi modellerinin ortak sonucu. Bu aracın tavan kapalı olsa bile convertible olarak fark edilebilmesini sağlayan stilistik bir özellik, ayrıca arka tarafta çok daha az bir yer kaplıyor ve katlanan kompleks çelik tavanlardan daha az bir ağırlık ekliyor.

Isı ve ses izolasyonu durumunda ise Audi A4 Cabriolet’in çok tabakalı kumaş tavanının metal tavana kıyasla günlük kullanım için uygunluğunun hoşnutlukla kabul edilebilir olduğu uzunca bir zamandır bilinmekteydi.

Gövde altı korumaları ve metal kapı eşikleri klasik off-road özellikleridirler. Audi Cross Cabriolet quattroda ise modern bir şekilde yorumlanarak yer bulmuşlardır. Kapı eşikleri pervazlara kapı açılma yerlerinde kaynaksız bağlantılarla entegre edilmişlerdirler. Gövde altı korumaları aracı tüm genişliği boyunca korumaktadır. LED ön sis farları ön bölüme entegre edilmiştir ve arka bölüm ise sağda ve solda ikişer adet egzoz çıkışını yer sağlamaktadır.

İki cömert boyutlu kapı iç mekâna tipik convertible stilinde geçiş imkânı sağlamaktadır. B-sütununun olmaması ve kolay geçiş imkânı veren ön koltukların sayesinde arkadaki yolcuların giriş ve çıkışta herhangi bir sorunu olmamaktadır.

Arka bölümün yükleme çözümü, SUV fonksiyonelliği ile convertible tasarımının mükemmel sentezi ile oluşmuştur. Kapalı durumda iken kısa kademeli bagaj kapağı kumaş tentenin coupé çizgisinin bir devamıymışçasına bir şekil oluşturmaktadır. Açıldığı zaman ise gazlı amortisörler yardımıyla epey bir miktar yükselen kapak sürpriz bir şekilde geniş bir yükleme ağzı oluşturmaktadır. Aynı zamanda kumaş tavana mesnetlenmiş olan camdan yapılmış arka pencere de otomatik olarak yükselmektedir. Sonuç olarak geleneksel bir off-road aracın geniş arka kısmına sahip konvansiyonel SUV’unkine eşdeğer bir bagaj açılımını elde etmekteyiz. Yükleme ağzı genişliği 1.16 m ve yükleme bölümü genişliği ise 1.05 m.

Audi Cross Cabriolet quattro bu sebeplerden dolayı sürücüsüne her iki dünyanın da en iyisini veriyor – bir SUV’un ferahlığı ve çok yönlülüğü ile harmanlanmış bir convertibleın özgürlük ve elegansı.

Audi Cross Cabriolet quattro Concept

İç mekan
Audi Cross Cabriolet quattro’nun iç mekanı çok yönlü ve ergonomik olarak mükemmel çözümleri, tüm alanlarda ve kullanılan tüm malzemelerle sunuyor. Pürüzsüz ve yumuşak yüzeyler ile renklerin yumuşak ve doğal karışımları yolcuların mutlak konforunu sağlayacak atmosferi sağlamak için kullanılıyorlar. Ekstra konfor için de her yolcu için birer tane ısıtılabilen ya da soğutulabilen bardak tutacakları ön tarafta orta konsolda ve arkada ise yan duvarlara yerleştirilmiştir.

Sürücü ve yolcular dört adet geniş koltuğun konforunu sürebilmektedirler. Koltuklar tamamen “White Stone – Beyaz Taş” deriyle kaplanmışlardır. Tüm yolcular koltukların yanal destekleri ve mükemmel uzun mesafe konforundan fayda göreceklerdir. Otomobil tavanı açık haldeki sürüş anında konforu arttırmak için de dört koltuğun her biri hava atkısı fonksiyonuyla donatılmışlardır. Baş dayanakları içerisindeki hava kanalları yolcunun boynu etrafındaki türbülansları kompanze edecek şekilde hizmet vermektedirler.

İkinci sıradaki mevcut boş alan convertible dünyası için eşsiz bir niteliktedir: tavan kapalıyken bile ayak mesafesi, omuz genişliği ve baş mesafesi geçilemeyecek büyüklüktedir.

İç mekandaki orta konsol arkaya kadar devam ederek arkadaki yolcular için açılabilir kapaklı eşya gözü sağlamaktadır.
Audi Cross Cabriolet quattro konseptindeki konsol da değişmez bir Audi özelliği olan sürücüye dönük şekilde tasarlanmıştır. Tüm kontroller buraya toplanmış olduğu halde yolcu tarafı kesinlikle daha düzenli ve mimari olarak açık bir haldedir. Köşelerde konsol ve kapılar akan çizgilerle birleştirilmiş iken konsolun kendisi düzgünce ve organik olarak entegre edilmiştir.
Direksiyonun arkasında kubbeli konsolun altındaki gösterge kadranları ve bunların arasına entegre edilmiş renkli LCD ekrana ek olarak MMI sistemi bilgileri orta konsolun üst bölümünde sürücünün görüş alanına iyi bir şekilde yerleştirilmiş olan açılıp kapanabilen düz ekranda göstermektedir.

Orta konsoldaki MMI terminali de aşırı derecede sadedir. Merkezi kontrol butonu ve 6 adet sert tuş, aracın ve diğer sistemlerin fonksiyonlarını kullanmak için düşünülebilen en kolay yöntemdir.

MMI terminaline ek olarak Audi Cross Cabriolet quattro ayrıca MMI kontrol elemanı önünde dokunmaya duyarlı sensör bölgesine (touch pad) de sahiptir. Dizüstü bir bilgisayardaki gibi kullanılabilinen bu touch padle mesela harita ekranı üzerindeki resimlerin farklı bölümlerini hareket ettirebiliriz. Bu sistem ayrıca parmağınızla touch pad üzerinde yazdığınız harfleri tanıyabilme ve bu harflerle ilişkilendirilmiş olan komutları uygulayabilme yeteneğine de sahiptir.

Audi Cross Cabriolet quattro Concept

Bilgi ve eğlence
Dünyanın üç boyutlu, interaktif atlası Google Earth tüm kişisel bilgisayarlarda etkin bir rol kazandı. Şimdi bu yazılım yollarda da hayatı daha kolay bir hale getiriyor. Şimdi Audi, ilk kez olarak internet tabanlı sistem Google Earth ile kendi geliştirdiği navigasyon sisteminin esaslarını kullanıcı dostu grafiklerle beraber sayısız bilgilendirme imkanları yaratmak için bir araya getirdi.

Yüksek çözünürlüklü ekran ve fotoğraf kalitesindeki 3 boyutlu haritalar, detay olarak zengin olup sezgiyle anlaşılabilen kuşgözü canlandırmalarında yeni bir boyuta kapı açıyor. Resim açısı ve kesiti tabii ki her zaman sürücünün isteğine göre de ayarlanabilir. Gelecekte internete bağlanarak trafik ya da hava durumu ve trafik bilgilerine erişmek ve hatta hava kalitesi bilgilerini de dikkate alıp tüm bunlara göre rota planı yapmak da mümkün olabilecek.

Sürücü Google Earth’ün arama fonksiyonunu kullanarak kendisi de adresleri bulabilecek ya da seçilen hedefteki servis sağlayıcıları seçerek doğrudan onlara yönlenebilecek – mesela restoranlar, park yerleri veya bir Audi bayii ya da servisi.
Bir seyahat hedefi girmek için artık elle adres girmeye hiçbir gerek kalmıyor. Sürücü, Google Earth’ün arayüzündeki bir resmin üzerine tıklayarak tanımlanmış olan hedefe yönlendirilebilecektir.

Bang & Olufsen ses sistemi ve internet radyosu
Bang & Olufsen tarafından hazırlanan ses sistemi teknik ve akustik kalitede öncülük ediyor. Lüks A8’de de kullanılan üniteden türetilen cihazı Audi Cross Cabriolet quattro’da dinlerken alınan zevk A8’dekinden eksik değil. Parlayan, ışıl ışıl reprodüksiyonu, detaylı çözünürlüğü, kesin ölçülü sesli uzamsal görüntüleme ve geniş, iyi tanımlanmış frekans bandı ile Danimarkalı ses uzmanlarının bu ürünü, yüksek hassasiyet ve kalitesi ile tüm ihtiyaçları karşılayabilmektedir.

Bang & Olufsen ses sisteminin anahtar elemanı ise 505 wattlık muhteşem çıkış gücüne sahip olan amplifikatördür.
Cihaz sinyalleri üreticinin kendi surround algoritmasına göre, her bir koltukta oturan yolcunun sistemin ses kalitesinin tüm ihtişamından keyif alabilmesi için dijital olarak işlemektedir. Birçok kullanıcı ayarı da dört ses odağını içermektedir. Sistem araç içindeki gürültü seviyesini bir mikrofon yardımıyla ölçüp analiz ederek çıkış sinyallerinde belirli frekans boyları için gerekli ayarlamaları yapmaktadır.

Dijital ses sisteminin avantajları Audi Cross Cabriolet quattro’nun yenilikçi internet radyo sistemi ile meydana çıkıyor. Bu sayede World Wide Web üzerinde yayın yapan sayısız radyo istasyonuna erişim sağlanabilmektedir. Aynı zamanda bu cihaz radyoyu yüksek oranda kişiselleştirilmiş bir araca dönüştürmektedir. Basitçe, bir butona basmak suretiyle kullanıcı çalan parçaya olumlu ya da olumsuz hüküm verebilmektedir. Bundan sonra sistem kullanıcıya sadece onun beğendiği parçaları ve müzik türlerini sunacaktır. Bu olay internet radyolarına her bir dinleyiciye özel yüksek oranda kişiselleştirilebilen sanal birer istasyon yaratılabilmesine imkan tanımaktadır.

Ek olarak internet çalan müziğin yanında büyük miktarda destekleyici bilgi de sunmaktadır – dinlenilen CD nin albüm resimleri, şarkı sözleri, sanatçı ya da parça hakkında bilgiler, vb…

Dâhili bir haberleşme sistemi ise yolcuların birbiriyle iletişimini kolaylaştırmak için döşenmiştir. Bu sayede sesinizi yükselmenize gerek kalmamaktadır – özellikle tavan açık halde sürüşler yaparken. Konuşanların sesleri dört adet mikrofonla alınarak aracın ses sistemi tarafından zekice yükseltilip yayınlanmaktadır. Ses işlemcisi arka plandaki gürültüleri filtre ederek son derece doğal ses üretimi için çalışmaktadır.

Aktarma organları
Güç, common rail doğrudan enjeksiyon sistemine sahip 3.0 litrelik dizelin evriminde en son kademedeki bir motor tarafından sağlanmaktadır. Bu makine 176 kW (240 hp) güç ve etkileyici bir maksimum değer olan 500 Nm tork üretebilmektedir. Audi Cross Cabriolet quattro’yu gerçek bir spor otomobil yapan şey bu 2,967 cm3’lük ultra güçlü TDI motordur. 0 dan 100 km ye sadece 7.2 saniyede hızlanabilmekte ve 240 km/s maksimum sürate sahiptir – ortalama yakıt tüketimi ise sadece 7.3 litre / 100 km dir. Rölanti devrinin biraz üstünden itibaren başlayan 500 Nm hızlanmada dev bir kabarma sağlamaktadır.

3.0 TDI motor Quattro sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi ve 8 kademeli otomatik şanzımanla eşleşmiştir. Sürücünün vitesleri manüel olarak kullanmak istemesi durumunda ise direksiyon arkasındaki kulakçıklar kullanılarak vites değişimi mümkün kılınmıştır. Vites seçimi için entegre kontrol tekerlekli özel tasarlanmış vites kulakçığı, shift-by-wire (vites kolu ile şanzıman arasında mekanik bir bağlantı bulunmamaktadır) sisteminin yeni geliştirilmiş bir varyasyonudur.

En yeni 3.0 TDI motor sadece çok düşük yakıt tüketimiyle değil çok temiz olan egzoz gazlarıyla da dikkat çekmektedir. Bir dizel partikül filtresi emisyonları düşürmek için kullanılmaktadır: işlenmemiş emisyon değerlerini çok düşük bir düzeye çekmektedir, emisyonları %90 oranından daha fazla azalmaktadır.

Audi Cross Cabriolet quattro Concept

Dünyadaki en temiz dizel
Ultra düşük emisyon sistemli yeni 3.0 TDI, Audi TDI nin potansiyelini gözler önüne seren bir sonraki adımı oluşturmaktadır. Sürücüler sadece 176 kW (240 hp) nin dinamizminden ve 500 Nm lik üstün torkundan değil ama aynı zamanda mütevazı yakıt tüketimi ve aşırı derecede düşük emisyonlarından etkilenmektedirler.

Ultra düşük emisyon sistemi, doğrudan enjeksiyonlu aşırı beslemeli dizel prensibini yeni bir seviyeye yükseltmektedir. Bunu geliştirmek için Audi mühendisleri yaratıcı önlemlerden oluşan bütün halinde bir paketi kombine etmişlerdir. 2000 bar basınç seviyesinde çalışan piezo enjektörlü yeni bir common rail sistemi, yüksek verimli egzozu gazı tekrar dolaşım sistemi ve işlenmemiş emisyonlarda önemli bir düşüş elde edebilmek amacıyla daha da optimize edilmiş aşırı besleme kuvvetleri.
Daha ileri teknik bir yenilik ise azot oksit (NOx) emisyonlarını %90 seviyelerinde azaltabilen mevcut egzozdaki son işleme sistemidir. Bu sistem AdBlue adı verilen (karbamitin (üre) sulu çözeltisi) katkının DeNOX katalitik dönüştürücüsünün önüne küçük miktarlarda enjekte edilmesi ile çalışır. Sıcak egzoz gazında solüsyon amonyağa dönüşerek azot oksidi azot ve oksijene ayırır.

Geri dönüşümlü olan AdBlue solüsyonu, araç her periyodik bakıma geldiğinde müşterinin bir şey yapmasına gerek bırakmayacak şekilde doldurulur. Solüsyon tüketimi çok az olduğu için Audi, araç üzerinden taşınan miktarın bir sonraki periyodik bakıma kadar yeterli olacağını garanti etmektedir. Sistem aracın tüm servis ömrü boyunca etkili kalacaktır.
Aşırı düşük emisyonları sayesinde 2008 yılından itibaren Audi, temiz doğrudan enjeksiyonlu dizellerini tüm dünya üzerinde hatta ABD’nin çok sıkı emisyon limitleri uygulayan California, Massachusetts, Maine, New York ve Vermont eyaletlerinde bile satabilecektir.

2010 yılından itibaren Audi bu yeni teknolojiyi daha farklı araç ve güç sınıflarında sunacaktır. Firma yakıt tüketimini ve kirletici emisyonlarını daha da düşürme hedeflerine yönelmiş olan sistematik bir stratejiyi takip etmektedir. 2012 yılına kadar Audi modellerinin CO2 emisyonlarını %20 civarında azaltacaktır – buna rağmen sportif karakterleri de aynı zamanda artacaktır.

Quattro sürüş
Audi Cross Cabriolet gücünü yola sürekli olarak quattro daimi dört tekerlekten çekiş sistemi ile aktarmaktadır. Burada yine ilk olarak 1980 yılında kullanılmaya başlanan aktarma organlarının yıllar içinde bir Audi özelliği olmasını üstün yeteneklerini beraberinde getirmektedir – arttırılmış sürüş dinamikleri, güvenlik ve yönlendirme stabilitesi bir bütün halinde Audi’nin meşhur sözünü oluşturmaktadırlar ‘Vorsprung durch Technik’. Buna ek olarak quattro aktarma sisteminin, onu off-road sürüş için uygun hale getiren en zorlu durumlarda dahi efsanevi tutunması vardır.

Quattro aktarma sisteminin anahtar elemanını merkezi diferansiyel oluşturmaktadır. Tamamen mekanik bir ünite olduğu için ufak bir gecikme dahi yaşanmaksızın tepki göstermektedir. Kilitlenme özelliği sadece gaza basıldığı sürece aktif durumdadır; frenleme yapılırken ve dönüşlerde oluşan rotasyonel hızlardaki farklılıklar tolere edilmektedir.

Normal sürüş koşullarında motor gücünün %40 ı ön tekerleklere %60 ı ise arka tekerleklere iletilerek sportif sürüşe imkan veren arkadan itiş etkisi vardır. Gerekli durumlarda ise – mesela herhangi bir akstaki lastikler kaymaya başlarsa – diferansiyel torkun büyük bir kısmını daha yavaş dönen aksa yönlendirerek daha iyi tutunma sağlar.

Merkezi diferansiyel gücün %65 ini ön tekerleklere ve %85 e kadar olan kısmını da arka tekerleklere yönlendirebilmektedir; sonuç olarak konsept araç manevraları tutunma sınırlarının yakınına kadar ESP nin yavaşlatıcı müdahalesi olmadan normal bir şekilde başarabilmektedir.

Dinamik şasi
Audi Cross Cabriolet quattro’nun dinamik şasisi hassasiyet ve dinamizmi yüksek bir seviyedeki stabilite ile kombine etmektedir. Süspansiyon bağlantıları, kavrama, tekerlekler ve frenler en yüksek performans için geliştirilmişlerdir ve sayısız alüminyum bileşen kullanılarak yaysız kütle asgari seviyede tutulmaya çalışılmıştır.

Audi A4 ve A5 modellerinde olduğu gibi beş bağlantılı ön süspansiyon aracın dinamik karakteri üzerine hatırı sayılır katkı sağlamaktadır. Diferansiyeli öne doğru ve debriyajı da arka tarafa doğru alınca, ön aksın 154 mm daha ileri yerleştirilebilmesi sağlanmıştır. Araç aküsünün bagaja yerleştirilmesiyle beraber bunlar ön ve arka akslar arasındaki ağırlık dağılımı optimize edilmiştir. Ön aks tekerlek başına beş adet süspansiyon bağlantısı içermektedir- bir destek bağlantısı ve bir adet yönlendirme bağlantısını alt kısım ve üst kısım ise iki yönlendirme bağlantısını sağlamaktadır. Beşinci bağlantı ise – rot kolu – direksiyon kutusunu tekerlek yatak yuvasına bağlamaktadır. Tüm süspansiyon bağlantıları düşük yaysız kütle ve aşırı derecede kesin bir tekerlek yerleşimini garanti eden dövülmüş alüminyum parçalardan oluşmaktadır.

Eğer sportif sürüş yüksek standarttaki sürüş konforu ile kombine edilmek isteniyorsa yaysız kütlenin mümkün olduğunca az olması gerekmektedir. Audi bu yaklaşımı tüm arka aks bileşenleri için uygulamaktadır. Üst transverse bağlantılar ve rot kolları dövme alüminyumdandır. Onların yüksek rijiditeleri, tekerleklere dinamik kuvvetlerin etkidiği zaman toe ve kamber açılarının çok az bir oranda değişmesini sağlamaktadır.

Yaylar doğrudan tekerlek taşıyıcılarına etki ederler. Tasarım mühendisleri bu düzeni adapte etmişlerdir çünkü bu tasarım sürüş konforunun lüks araç seviyesine yükselmesine ve aynı zamanda spor bir sedanın yol dinamiklerinin sağlanmasına izin vermektedir.

Kademesiz – darbe emiciler
Audi’nin havalı süspansiyonlu güncel Q7 SUV da kullandıklarına benzeyen CDC (continous damping control – sürekli sönüm kontrolü) darbe emicileri ek olarak ilave edilmiş harici vana ve bağlantı borularıyla çift tüplü gaz doldurulmuş hidrolik ünitelerdir. Çalışmaları sürekli olarak değişebilir.

Elektromanyetik etkili orantısal etkili valf amortisörün iç ve dış tüpleri arasındaki hidrolik sıvı akışını regüle eder. Küçük kesit alanından olan akışta amortisörün karakteristiği sertleşir, daha geniş bir alandan olanda ise yumuşar.
Kontrol ünitesi adaptif çalışma karakteristiklerini sürücünün Audi Drive Select vasıtasıyla seçtiği moda göre uygular. Sistem kendini sürücünün sürüş stili ve yol durumuna göre adapte eder. Konfor modunda bile, eğer istenirse amortisörler bir anda sert bir ayara değiştirilebilirler ama yine de son sınıra kadar sertleşmez. Bu amortisörler off-roadda bile yüksek standartta bir sürüş konforu sağlayan spor süspansiyon yaylarıyla birlikte uygulanmışlardır.

Kontrol ünitesi mevcut sürüş durumu için optimum sönümleme kuvvetini seçer; örnek olarak sert dönüşlerde veya frenlemelerde yalpalama veya devrilme tehlikesini önlemek için daha sıkı sönümleme, off-road koşullarında lastiklerin altındaki zeminin sert ve düzensiz olduğu durumlarda düşük sönümleme kuvveti.

Elektrikli sürüş yüksekliği ayarı
Gerçek bir SUV olarak Audi Cross Cabriolet quattro etkileyici off-road yetenekleri göstermektedir. Bunlar arasında olan yenilikçi sürüş yüksekliği ayarı sayesinde araç bir butona dokunulması ile maksimum 40 mm lik bir yükseklik farkı elde edilmektedir. Sistem aracın her bir tekerleğine ait yay plakaları altında bulunan elektrik motorlarının aracı alçaltması ya da yükseltmesi şeklinde çalışmaktadır. Düşük ağırlığına ek olarak bu sistemi başarılı kılan özelliklerden bir tanesi ise çalışma hızıdır: seçilmiş olan sürüş yüksekliğine maksimum 4 saniyede ulaşılabilmektedir.

Bu sistem sürücüye bazı belirgin avantajları sadece kaba off-road zemininde sürüşler yaparken sağlamamaktadır. Araç gövdesinin yüksekliği araca iniş binişleri kolaylaştırmak için ayarlanabilir ve ayrıca – Q7’de de görülebileceği gibi- arka kısımda bağımsız olarak bagaj bölümüne daha kolay yüklemeler yapabilmek için alçaltılabilir. Güvenlik, yol tutuş dinamikleri ve ekonomi sebeplerinden ötürü 80 km/s ve üstü hızlarda araç gövdesi otomatik olarak en düşük seviyeye geçerek aracın ağırlık merkezi alçaltılır ve hava direnci küçültülür.Bu sistem MMI, bagaj bölümündeki bir tuş yardımıyla ya da araç dışından anahtar yardımıyla çalıştırılabilir.

Kontrollü güç – seramik frenler
Audi Cross Cabriolet quattro en zorlu koşullarda bile etkili bir yavaşlama sunabilmesi için dört tekerlekte de seramik frenlerle donatılmıştır. Konvansiyonel çelik disklere kıyasla sadece dört kat daha uzun ömür ( 300 000 km ye kadar) sunmakla kalmayıp, ısınmaya bağlı fren gücü kaybına daha büyük direnç sunmaktadır. Ağırlıktaki önemli azalma yaysız kütlenin azaltılması sayesinde konfor ve direksiyon hakimiyeti konularında da avantaj sağlamaktadır.

Ön aksta 380 mm seramik diskler 21 inç lik jantlarla bir kombinasyon halinde kullanılmışlardır. Arka diskler ise 356 mm çapa sahiptirler. Hava kanallı fren disklerinin etkili soğutma kanalı geometrisi optimum fren diski soğutması sağlamaktadır. Fren diskleri üzerindeki sıkı kavrama ön tarafta 6 pistonlu monobloc alüminyum fren kaliperleri ile arka kısımda ise yüzen kaliper frenler sayesinde garantilenmektedir.

Audi drive select
Audi Cross Cabriolet quattro, mevcut Audi A4 neslinde opsiyonel olarak mevcut olan Audi drive select ile donanımlanmıştır. Bu sistem sayesinde sürücü motor ve vites değiştirme karakteristikleri ve adaptif amortisörler için üç adet son derece bireysel konfigürasyondan seçme imkanına sahip olmaktadır. Sonuç olarak tamamen farklı yönlerden zevki çıkarılabilen ve verimlilik alanında yüksek potansiyel sunan bir araç ortaya çıkıyor.

Sistemde öntanımlı olan “Dynamic” modu aracın motoru her çalıştırıldığında otomatik olarak aktive olmaktadır ve Audi sürücülerinin araçlarından beklediklerini karşılayan, firmanın tipik dinamik konforlu sürüş hissini saf bir şekilde sağlamak için tasarlanmıştır.

“Sport” modu Audi Cross Cabriolet quattro’ya çarpıcı bir sportif sürüş hissi sağlamaktadır. Amortisörler sıkıya ayarlanmış, motor gaz pedalına daha hızlı tepki verir hale gelmiş ve tiptronic şanzımanın vites değişim noktaları daha yüksek devir noktalarına çıkmış haldedir: virajlı yollarda aktif sürüş zevki için ideal baz.

Sürücü MMI‘ı kullanarak “verim” moduna aldığı zaman motor ve S tronic, gaz pedalı ve vites değişim kollarından gelen komutlara nazikçe tepki vermektedirler. Sakin bir sürüş stili için en uygun ayar budur; bunun yanında verimli bir şekilde yakıt tüketimini düşürmek için araç muazzam bir potansiyel sunmaktadır, tabii ki emisyonları da.

Verim modunda klima sistemi otomatik olarak kapanmaktadır ve sadece sürücünün isteği doğrultusunda aktive olmaktadır. Tamamen yeni bir hız sabitleme sistemi yorumu daracı minimum yakıt tüketimi ile hareket ettirecek şekilde ayar yapmaktadır. Sistem belirli bir alt sınır dâhilinde yakıt tasarrufu sağlayacak şekilde ayarlanan hızın altına düşmektedir, mesela otobandaki uzun hafif yokuşlarda.

Verim modu ayrıca navigasyon sisteminden gelen rota bilgileri dâhilinde adaptif hız sabitleme sistemine müdahale ederek hızı erkenden azaltır ve sürüşün mümkün olduğunca ekonomik olması için dar bir yere yaklaşırken veya önde bir araç olduğu zaman ağır frenleme ihtiyacından kaçınacak şekilde hareket eder. Bu sayede normal çalışma koşulları altında ve ileriyi denetleyen sürüş stiliyle kombine bir şekilde, Audi drive select dynamic moda kıyasla %20 den fazla bir miktarda yakıt tasarrufunu sağlayabilir.